Yorum yapılmamış

Anthill Residence

Anthill Residence
Anthill Residence   Ant Yapı’ nın Mayıs 2008 ayında inşaatına başladığı Boğaz-Haliç-Marmara manzaralı Ahthill Residence‘ de 1+1’ den 5+1’ e kadar alternatif daireler bulunmakta. 54 katlı iki kule halinde inşa edilen projenin 40 ve 54’ üncü katları
Anthill Residence
Anthill Residence
arasında loft daireler var. Toplam 804 dairenin yer aldığı Anthill Residence’de çocuk oyun alanları, fitness salonu, sauna, Türk hamamı, restoran, kafe, toplantı salonları, buhar odası, squash, açık-kapalı spor sahaları, kapalı mekan kayak pisti, mini golf, basketbol-voleybol sahası, çocuk oyun kulübü gibi sosyal tesisler yer alıyor.   Anthill Residence, İstanbul ’un tam kalbinde, şehrin hızından vazgeçemeyenler için yepyeni ve özgün bir dünyanın kapılarını açtı. Muhteşem Bogaziçi ve Haliç’ in panoromik görüntülerinin yanı sıra şehrin bitmek bilmeyen enerjik görüntüsünü en güzel algılayan bir konumda modern, şık ve kullanışlı iç mekan tasarımları ile Anthill Residence sadece bir “ev” den çok daha fazlasını bekleyenler için ideal bir yaşam merkezi. İstanbul’un en yüksek strüktürlerinden biri olmanın yanı sıra, Anthill Residence çağdaş mimarinin en modern tasarımlarından biri olma özelliği ile adeta bir kentsel yaşam ikonudur. Gökyüzünün mavisi ile birleşen 54 katlı iki kule, İstanbul’ un ufkunda yeni, zarif ve modern bir kent simgesi yaratmıştır. Aldıkları sayısız ödül ile dünyada ve Türkiye’ de birçok başarılı projeye imza atmış bir ekip tarafından titizlikle tasarlanmış olan Anthill Residence, her türlü ihtiyaca cevap verebilecek akılcı iç ve dış mekan çözümleri ile de lüks ve konforun iç içe geçtiği bir yaşam merkezi.
Anthill Residence
Anthill Residence
Birçok farklı beklentiye cevap verebilecek akılcı çözümler üreten iç mekan tasarımları ile Anthill Residence günümüzün hızına ayak uydurabilen ender yaşam merkezlerinden. Farklı konum, boyut ve manzara alternatifleri ile farklı daire seçeneklerini çok geniş bir yelpazede sunmaktadır. Ödüllü bir ekip tarafından titizlik ve özen ile tasarlanmış Anthill Residence daireleri, iç ve dış ortak alanları ve benzersiz peyzaj düzenlemeleri ile yaşayanlarına bir “hayat tarzı” vaad ediyor. İstanbul’un en köklü ilçesi Şişli-Bomonti’ nin hızla değişen ve modernleşen yüzünün en güzel örneği Anthill Residence. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında hızla yenilenen Bomonti önemli iş, eğlence, kültür, sanat ve alışveriş merkezlerine yakınlığı ve rahat ulaşımı sayesinde hayatın tam içinde.
Anthill Residence
Anthill Residence
Anthill Residence, sakinlerine yalnızca bir evden çok daha fazlasını; seçkin bir yaşam tarzı vaad ediyor. Konforlu, şık ve modern tasarımın en güzel örneklerini sergileyen daireleri, hayatınızı kolaylaştıracak kişiye özel servis ve hizmetleri, her an güleryüzü ile size hizmet vermeye hazır profesyonel ekibi, dilediğinizde spor yapıp dilediğinizde dinlenebileceğiniz, sevdiklerinizle güzel anları paylaşabileceğiniz klüp alanları… Komşularınız ile tanışıp, İstanbul’un eşsiz manzarasına karşı keyifli vakit geçirerek, sosyal hayatınıza farklı renkler katabileceğiniz, yalnızca Anthill Residence sakinlerine özel farklı alanları ile hayal ettiğinizin bile ötesinde bir hayat artık çok yakında. Profesyonel ve bir çok ödül sahibi şefi ve ekibi tarafından titizlikle hazırlanan farklı konseptleri ile Anthill Residence lezzet durakları size, ailenize ve dostlarınıza keyfili anlar vadediyor.
Anthill Residence
Anthill Residence
Tüm günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilmek için artık evinizden çok uzağa gitmenize gerek kalmıyor. Dilediğiniz zaman hemen butik çarşı alanında, dilediğinizde ise sadece bir telefon uzaklığında. Alışmış olduğunuz yaşamı geleceğin standardlarında sunan Anthill Residence projesinde Frasers Hospitality tarafından gerçekleştirilen Anthill Residence yönetiminin organize edeceği pek çok etkinliğe katılma ayrıcalığı sunuluyor. Anthill Residence mobilyalı ve mobilyasız olarak sunduğu, farklı yapı ve boyutlarda geniş daire yelpazesi ile beklentileri yükseltmek ile kalmıyor farklı beklentilere de benzersiz çözümler üretebiliyor. Tercihinizi mobilyalı ya da mobilyasız olarak da yapabilirsiniz.
Anthill Residence
Anthill Residence
Çeşitli kat ve konumlarda oldukça fazla seçeneklerde önerilebilecek dairelerin büyüklükleri 1+1 dairelerde 86m2 ile 95m2 arasında değişkenlik göstermektedir. 2+1 dairelerde ise 100m2 ile 121m2 arasında değişik seçenekler bulunmakta. 40 ve 54’üncü katları arasında loft daireler ise daire özelliklerine özel olarak fiyatlandırılıyor. Her biri modern teknolojinin son ürünleri ile donatılmış mutfakları, muhteşem İstanbul silüetini ve doğal ışık yansımalarını her açıdan algılayacak sekilde tasarlanmış geniş camları ile lüks ve konforun tanımına çok farklı ve yeni bir boyut getiriyor. Çeşitli boyut, konum ve katlarda bir çok değişik kiralık “residence” daireleri ile Anthill Residence İstanbul’un merkezinde tam da hayal ettiğiniz gibi bir yaşam sunuyor.
Anthill Residence
Anthill Residence
Dilediğinizde hızla değişen yaşamın ritmini yakalayacağınız ya da günlük yaşamın karmaşasından uzak huzurun ve dinginliğin tadını çıkarabileceğiniz yepyeni bir dünya. 5000 m2 alan içinde oluşturulan yalnızca size özel alanlarda; arzu ederseniz kişisel antrönörünüz eşliğinde fitness merkezinde, dilerseniz terapistlerin sunduğu geniş alternatiflerden birini seçerek SPA merkezinde yaşamınıza değer katan anlar yaratabilirsiniz Fitness & SPA Club Anthill’in uzman kadrosu Türk terapistlerin yanı sıra masajın bugün uygulanan birçok tekniğinin ana vatanı olarak bilinen Uzakdoğu ülkelerinden detaylı değerlendirmeler sonucu bünyesine kattığı, eğitimlerini ülkelerinde tamamlamış terapistlerden oluşan ekibi ile birçok farklı güzellik ve masaj uygulamasını da hizmetinize sunacaktır.
Anthill Residence
Anthill
Anthill Residans’ da bulunan Fitness & SPA Club Anthill, en son teknoloji ve tasarım Life Fitness ekipmanları ile sizi hedeflediğiniz noktaya en doğru yoldan, en kısa sürede ulaştıracak kişiye özel fitness programları ile bilinçli sporun adresi oluyor. Fitness & SPA Club Anthill yalnızca bir spor merkezi olmaktan çok spor, kişisel bakım, eğlence, dinlence, sağlıklı beslenme ve hobilerinize yönelik farklı konseptleri ile sosyal yaşamınızın en yeni ve vazgeçilmez rengi.      
Yorum yapılmamış

Rezidansların Oluşumunu Hazırlayan Etkenler

Rezidansların Oluşumunu Hazırlayan Etkenler Rezidansların oluşumunu hazırlayan birden çok etken vardır. Bu nedenler sınıflandırıldığında temel olarak beş ana başlık altında incelenebilir. Kentsel, Yasal ve Yönetsel, Sosyolojik, Ekonomik, Konfor ve Teknoloji faktörleri. Bu ana başlıklara kısaca göz atmak ve incelemek rezidansların ortaya çıkışlarını ve gelişimlerini daha iyi anlayabilmek açısından yararlı olacaktır.

Merkeze geri dönüş nedenleri.

Kentsel Faktörler Türkiye de 1980’li yıllardan itibaren kent merkezinin eski cazibesini yitirmesi, artan göç ile beraber nüfusun artması, suç oranlarının yükselmesi, hava kirliliği, özel oto sahipliği ile birlikte gürültü kirliliğinin ve kazaların artması, altyapı eksikliğinden doğan otopark sıkıntısı üst ve orta kesimi kent dışı yerleşimlere yöneltmiştir. Bu dönemin yerleşim alanları açısından temel özelliği, metropollerden kaçan üst orta sınıfların eskisine göre daha yalıtılmış mekânlarda, sadece kendileri gibi olanlarla bir arada yaşama eğilimine girmeleridir. 1990’lı yılların üst orta sınıfın konut alanlarını önceki dönemlerden ayıran ve bu anlamda benzersiz kılan birçok öğe bulunmaktadır. Bu projelerin hemen hepsinde kentteki mevcut yaşamdan farklı bir yaşam tarzı oluşturma, kentin olumsuzluklarından arınmış korunaklı mekânlar yaratma çabası ön plandadır. Üst-orta kesimin kendi sosyoekonomik kümelenmelerinin ilk biçimi olan kent içinde boş olan arazilerde kapalı komünler oluşturma biçimi, 2000’li yıllara gelindiğinde İstanbul ölçeğinde çoktan işlemez olmuştur. Bunun tek nedeni olarak bu tür site inisiyatifli komünlerin işletme maliyetlerine de orantılı olarak kent merkezine ters orantılı olarak büyük yapı adalarına ihtiyaçlarının olması, bu noktada İstanbul’ da merkezde bu tür büyük yapı adalarının sayılarının tüketilmiş olması gelmektedir. Kent dışı yerleşimlere bir alternatif olarak geliştirilen rezidanslar ve karma kullanımlı merkezler, kent merkezinde merkezi iş alanında ve yakın bölgelerinde, merkezden kopmak istemeyen kesim için konforlu ve güvenli bir yaşam alanı sunarlar. banliyöleşme sonucu oluşan güvenlikli sitelerin kentin dışında olma durumu site sakinleri için bir dezavantaja dönüşmekte ve her gün evle iş arasında yaşanan trafik yoğunluğu pek çok site sakininin merkeze yakın semtlere, güvenlikli sitelerin düşey sirkülasyonla programlandığı çok katlı rezidanslara taşınmasına yol açmaktadır. Kentsel faktörler arasında sayılabilecek bir diğer faktör güvenlik faktörüdür. Tabakalaşmış toplumların hepsinde görünen suç olgusu İstanbul metropolü için de kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelir düzeyindeki dengesizlik, tüketim toplumunun acımasızlığı, hukuk sistemindeki düzensizlikler, eğitim düzeyindeki düşüş, İstanbul’un güvensiz bir kent olmasına neden olmaktadır. Rezidanslar bu bağlamda kapıdaki valesinden, resepsiyon görevlilerine, otopark girişlerindeki güvenlik görevlilerine kadar, ayrıcalıklı olma eğilimindeki kentliye diğerlerinden daha güvende olmayı vaat etmektedirler. Rezidansların oluşumunu hazırlayan nedenler arasında trafik ve otopark sorununu bir diğer önemli kentsel faktör olarak gösterebiliriz. Levent bölgesinde yer alan yüksek katlı rezidans ve ofis bloklarının oluşturduğu yeni yoğunluk son yıllarda Türkiye genelinde geliştirilen raylı sistemleri göz ardı ederek karayollarına önem veren ulaşım politikası İstanbul ve birçok kent örneğinde etkilerini hala sürdürmektedir. Bu durum İstanbul özelinde belirli saatler ve arterlerde daha da içinden çıkılmaz bir hal alan trafik problemini ortaya çıkarmıştır. Kent çeperlerinden kent merkezindeki iş alanlarına ulaşımın yavaşlaması üst-orta sınıfın kent merkezlerindeki rezidanslara iten nedenlerden bir diğeri olmuştur. Kentsel faktörler arasında sayılabilecek önemli problemlerden biri de otopark sorunudur. İstanbul ilinin taşıt yoğunluğuna bakacak olursak, toplam taşıt sayısının %71 ini oluşturan özel araçların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. İstanbul Ulaşım Sistemi ile Entegreli Yeni Otopark Alanları Planlaması, 2005 kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan otopark envanterine göre, İstanbul’da 1487 adet otopark bulunduğu belirlenmiştir. Oysa İstanbul’da ihtiyaç duyulan otopark kapasitesi, yaklaşık araç civarındadır. Bu durum özellikle şehir merkezinden uzaklaşmak istemeyen buna karşılık arabalarını gerek güvenlik, gerekse maliyet bakımından özel ya da belediyeye ait açık veya kapalı otoparklar ile yol içine park etmek istemeyenler ya da park alanlarının dolu olmasından kaynaklı gündelik hayatta sıkıntı yaşamak istemeyenler, İstanbul kent merkezinde konumlanmış, daire büyüklüklerine göre 1 ila 4 özel park yerlerine sahip rezidansları bir alternatif olarak görmektedirler. Özellikle son dönemde rezidansların tercih edilmesine neden olan önemli etkenlerden biri de deprem tehlikesidir. Büyük can ve mal kaybına yol açan depremler sonrasında Marmara Denizi içindeki deprem olasılığı artarak önceki tahminlerdeki olasılık değerini yükseltmiştir. Yapılan bu hesaplardan, çalışmanın yapıldığı yıla göre önümüzdeki 30-35 yıl içerisinde İstanbul’a yakın bir alanda kuvvetli bir deprem olasılığı yaklaşık %60, önümüzdeki 10 sene içinde %30-35 olarak bulunmuştur. Diğer yandan yukarıdaki veriler ışığında, niteliği oldukça düşük yapılardan oluşan büyük bir yapı stokuna sahip olduğumuz gerçeği ve bu yapı stokunun önümüzdeki büyük depremleri nasıl atlatacağı tartışmaları son dönemin en önemli tartışma konularından biridir. Deprem tehlikesine ve bu tartışmalara bağlı olarak son dönemde yeni yapılan yapılara önemli bir talep olduğu gözlemlenmektedir. Bir yapının depreme dayanıklı olması deprem performansını önemli yönde etkileyecek dört temel adımın doğru ve eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Zemin koşullarının hesaba katılması Mimari ve taşıyıcı sistem tasarımı (formun, mekânların ve taşıyıcı sistemin tasarımı) Mühendislik hizmeti (yönetmeliklere uygun yapısal hesaplamalar) Eksiksiz ve kaliteli uygulama (projelere uygun inşa edilmesi ve kaliteli malzeme kullanımı) Yapımı için daha üst düzey mimarlık ve mühendislik hizmeti gerektiren rezidanslar, yukarıda saydığımız koşulların yerine getirilmesine bağlı olarak deprem güvenliklerinin yüksekliği nedeniyle özellikle tercih edilmektedirler. Yasal ve Yönetsel Faktörler 1980’ li yıllarda ağırlığını iyice hissettirmiş olan küreselleşme ile birlikte dünyanın önemli kentleri küresel pazarda adeta yarışır hale gelmiştir. Uzmanlara göre ‘dünya kenti’ uluslararası sermayenin yoğunlaştığı ve birikiminin gerçekleştiği kentlerdir. Otoriteler dünya kentlerini sadece kontrol ve yönetim merkezleri olarak değil, aynı zamanda ticaret ve hizmet sektörü ile finans yeniliklerinin üretiminin de gerçekleştiği kentler olarak tanımlayarak dünya kenti kavramına yeni bir boyut kazandırmaktadır. İstanbul, bu kavramlar şekil kazanırken, Türkiye’ nin uluslararası sermayeye açılan kapısı olarak ilan edilmiş, yerel yönetimler, merkezi idare ve özel sektör, İstanbul’ a bu sıfatı kazandırmak için gerekli düzenlemeleri yapmakta vakit kaybetmemişlerdir. Nazım Planında İstanbul‘ un kentsel yaşam kaynakları olarak görülen kuzey kesimdeki tarım ve orman alanları ile su havzalarının korunması için metropoliten büyüme alanının doğuya ve batıya doğru lineer bir biçimde planlanmasına karşın şehir 1. Boğaz Köprüsü’ nün de yarattığı cazibeyle kuzey yönünde gelişmeye başlamıştır. Bu dönemde ulusal ve uluslararası sermaye Büyükdere Caddesinde başladığı büyümeyi Levent istikametine yönlendirmiş, sermayenin yüksek teknolojiyle donatılmış yapı talepleri doğmuştur. İstanbul nüfusunun hızla arttığı 1980‘ li yıllarda, Toplu Konut Yasası nın çıkması ve paralelinde gelişen teşviklerle konut sektörü büyük bir patlama yaşamıştır. Rezidanslar anlamında çeşitli kollardan hızlı konut üretimi başlamıştır. Bu dönemde daha sınırlı sayıda konut üretimi yapan yap-satçı üretimin yanında, özel sektör kent dışındaki boş ve büyük arazilerde hızlı bir şekilde toplu konutlar üretmeye başlamıştır. Bu konut üretimlerinin içinde özellikle özel sektör tarafından üretilen toplu konutlar, hızlı bir şekilde yüksek kâr elde edebileceği orta, üst-orta ve üst gelir gruplarına yönelik olarak üretilmeye başlamıştır.
  1. Boğaz köprüsünün açılması ile birlikte, iki köprüyü birbirine bağlayan Levent-Maslak hattı önem kazanmıştır. İstanbul, finans sermayesinin merkezi haline getirmiştir. Rezidanslar bu kapsamda sürecin ürünleri olarak ortaya çıkan önemli yapı tipleri olarak görülebilir.
Sosyal Faktörler Tüketim kültürü içerisinde üst orta sınıfın modern bireyi, kendi bireyselliğini ve üslup anlayışını yani yaşam tarzını sadece elbiseleri ile değil, evi, mobilyaları, dekorasyonu, otomobili ve diğer faaliyetleri ile sunmaktadır. Tüketim, basitçe maddi ihtiyaçların karşılanmasına hizmet etmenin ötesinde, kültürel bir eylem içeriği kazanmaktadır. Maddi ihtiyaçlar ikincileşmiş, ürünün kimlik değeri neredeyse kullanım değerinin önüne geçmiştir.

Vizyon Sahibi Olmak

Yaşam stilinize uygun hizmet anlayış bizim gibi düşünen tüm özel kentliler için Ekonomik Faktörler İstanbul, 1950’ lerde yap-satçı inisiyatifindeki konut üretimini, 1980’ lerde dönemin küreselleşme ve neoliberal politikalarıyla kırmış, özellikle 1990’ lı yılların ortalarına gelindiğinde gayrimenkul sektörünün önünü açan bir takım düzenlemeler ve yasalarla özel ve yabancı sermayenin konut üretimine dahil olmalarına sahne olmuştur. Kayda değer yeniliklerden biri de, yine bu dönemde ağırlığı iyice artmış olan akışkan sermaye (para sermayesi) ile büyük sermaye gruplarını doğrudan inşaat yatırımlarına çekmek olmuştur. Bu gruplar yatırımları kendi ölçekleri için rantabl kılmanın yolunu eskisine göre çok daha fazla tasarlanmış, kitlesel akımlara göre kurgulanmış, yeni kamusal yaşam biçimleri yaratma stratejileri ile çözmeye çalışmaktadırlar. Yeni konsept projeler bina değil işletme olarak tasarlanmakta; binaların işletmenin sabit sermayesi olarak işlev gördüğü bu development lar yeri değil, yaşama biçimini ( life style ) satmaktadırlar.
cityscape
cityscape
Plaza ofisler, gated community yerleşmeler, mall çarşılar, boutique oteller ve hepsinden önce de mixed use kompleksler yapmaktadırlar. Yatırımcıları rezidans gibi lüks konut projelerine bir başka deyişle pazar olarak üst-orta tabakaya iten sebeplerin başında spekülatif arsa alım satımlarından kaynaklanan fahiş fiyat artışları gelmektedir. Konut projelerinde maliyetin önemli bir bölümünü oluşturan arsalardaki fiyat artışları nihai tüketiciye de konut fiyatında artış olarak yansımaktadır. Konut maliyetlerinin içinde son yıllardaki gelişmelerden önce arsa maliyeti son dönemde kadar çıkmıştır. İstanbul’ daki yüksek binaların büyük bir çoğunluğu, elindeki arsayı değerlendirmek isteyen yatırımcılar tarafından inşa edilmekte ya da ettirilmektedir. Bu mekânların kullanıcıları, yeni üst-orta sınıftır. Dönemin mekânsal boyutta ayırt edici özelliği ise; üst orta sınıfın yaşam tarzlarına aracılık eden ve asal fonksiyonları alışveriş merkezleri gibi tüketim olmayan, barınma, sağlık, eğitim, kültür, çalışma vb. mekânlarının birbiri içine işlevsel geçişlerle ya da üst üste gelmelerle, tüketime endeksli mekânlar olarak kurgulanmalarıdır. Bugün İstanbul’ da hizmet veren rezidansların çoğu aşağıdaki hizmetlerin birçoğunu ‘rezidans sakinlerine verilen hizmet’ çerçevesinde verebilmektedir. Bu hizmetlerin yaygın olanları şunlardır; Resepsiyon/konsiyerj (concierge), Misafir kabul ve yönlendirme, Telefon yönlendirme, Faks ve mesaj alma, Para bozdurma/atm, Uyandırma servisi, Acil İlkyardım ve hijyen malzemesi temini, Sekretarya işlemleri (yurtiçi, yurtdışı otel ve uçak bileti rezervasyonu, araç kiralama, restoran, bar, gece klubü, sinema, tiyatro maç vb. rezervasyonları), Acil tıbbi yardım çağırılması, Çamaşırhane/kuru temizleme, Evcil hayvan bakımı, Alışveriş hizmeti (çiçek, hediye ev alışverişi), Kurye/postalama, Fatura ödeme, Ev eşyası tamiri, Ev temizlik servisi, Kısa mesafe alışveriş hizmeti, Yük ve eşya taşıma işleri, Basit ev içi işçilikler, Küçük ev aletleri tamiri, İş merkezi (çalışma/toplantı odası) hizmetleri, Faks/fotokopi çekme, İnternet kullanımı ve mesaj servisi, Vale hizmeti, Araç yıkama hizmeti, Restoran ve yemekhane (catering) hizmeti. Öte yandan rezidanslar teknolojik yenilikleri bünyelerinde barındırmada diğer konut türlerine oranla daha öndedirler. Bu durum hem teknoloji ve akıllı bina kavramlarının rezidanslar için bir pazarlama unsuru olduğundan, hem de bir önceki nedenden daha çok, rezidansların bir takım teknolojik altyapılarının sağlanmasının kuruldukları dikey dünyada birer zorunluluk halini almasındandır. Ülkemizde de özellikle 80’ li yıllardan itibaren başlayan ve ivme kazanan bu olgunun yansımaları ve mimari ürünlerin en önemli çıktıları küresel dünyada önemli bir dünya kenti olan İstanbul kapsamında gözlemlenebilir. Rezidanslar Küreselleşme olgusu ile ortaya çıkan ve talep gören bu mimari ürünleri yeni yapı tipolojileri bağlamında, alışveriş merkezleri, karma kullanımlı yapılar, kapalı siteler, yüksek katlı ofis yapıları, alt kent kapalı siteler ve rezidanslar olarak sıralayabiliriz. REZİDANSLAR İstanbul’ da küreselleşme olgusunun önemli ürünleri haline gelmişlerdir. İstanbul’ da özellikle son on yıllık dönemde kent merkezinde yapılan karma fonksiyonlu yapı tipleri arasında yer alan rezidansların inşaat sektörünün farklı aktörlerinin (mimar, yatırımcı, gayrimenkul pazarlama uzmanları, kullanıcılar) görüşleri doğrultusunda tanımı yapılmıştır. Bu tanım yapı sektöründe kavramın doğru ve yerinde kullanılmasına yönelik önemli bir katkı sağlayacaktır. Buna göre Mimar Emre Arolat’ ın tanımına dayanarak rezidans kavramını Yüksek gelirli sınıfın kullanımına yönelik, kent merkezinde veya merkeze yakın, 15 kattan daha yüksek, içinde konut alanları dışında yaşayanların kullanımına yönelik sosyal alanları da barındıran lüks konut alternatifi yapılar olarak geliştirebiliriz. Çalışma kapsamında rezidansların oluşumunu ve tercih edilmesini etkileyen nedenler incelenerek bu etkenler beş ana başlık altında sınıflandırılmıştır. İstanbul ve diğer büyük şehirlerde kullanıcılara yeni bir yaşam tarzı sunma ve buna bağlı olarak tercih edilme konusunda oldukça popüler olan bu yapı tipinin çekim gücü kentsel faktörler, yasal ve yönetsel faktörler, sosyal faktörler, ekonomik faktörler, konfor ve teknoloji faktörleri temelinde aşağıdaki bulgulara dayanmaktadır. Merkezden kopmak istemeyenler için konfor ve güvenli yaşam alanı ihtiyacı Güvenlik sorunu Trafik sorunu ve otopark ihtiyacı Deprem tehlikesi Uluslararası sermayenin İstanbul’ u finans ve çekim merkezi haline getirmesi Rezidansların yapımını kolaylaştıran yasa ve yönetmelikler toplumun kimlik ve tüketim nesnesi arayışları Özel ve yabancı sermayenin konut üretimine dahil olması Merkezdeki arsa değerlerinin yüksekliğine bağlı olarak çok fonksiyonlu yapı tiplerinin öne çıkması Rezidansların programlarında kullanıcıların gündelik hayatlarını kolaylaştıracak çeşitli hizmetleri barındırması Rezidansların kullanıcıların hayatını kolaylaştıran teknolojik özellikler sunmaları, olarak sıralanmaktadır. Rezidansların oluşumunu ve tercih edilmesini etkileyen nedenlerin geçerliliğini sürdürmesi ve özellikle bugünkü talebin devam etmesi ve bu talebi desteklemeye yönelik faktörlerin değişmemesi, rezidansların üretimlerinin daha da artarak süreceğini göstermektedir.
Yorum yapılmamış

TRUMP TOWERS

Doğan Holding tarafından İstanbul Mecidiyeköy‘de inşa edilen İstanbul’un kalbi Şişli’de 39 ve 37 katlı 2 adet kuleden ve 62.350 metrekarelik alışveriş merkezinden oluşan Trump Towers İstanbul, 15 yıldır Türkiye’de önemli projelere imza atmış bulunan Brigitte Weber Mimarlık ofisi tarafından projelendirildi. 88 farklı tipte, toplam 205 adet bağımsız konuttan oluşan 154 metre yükseklikteki 39 katlı rezidans kulesinde bulunan dairelerin büyüklükleri 680 metrekareye ulaşıyor. 37 katlı ofis kulesi ise farklı ebatlarda bölünebilir ofis katlarından oluşuyor. Rezidans sahiplerinin kullanımı için rezidans kulesinin 4. katında tasarlanmış olan ‘Lounge’ ise 300 metrekarelik alan içerisinde kütüphanesi, barı, şömineli oturma bölümü, business center’ı, çocuk oyun alanlan ve toplantı salonları ile hizmet veriyor. Bölgenin ilk Trump Projesi olma özelliğini taşıyan Trump Towers İstanbul, İstanbulluları beyaz eldiven konseptiyle karşılıyor.

NEDEN TRUMP TOWERS?

Boğaz, Tarihi Yanmada ve Belgrad Ormanları manzarası, Farklı yaşam ihtiyaçlarına ve zevklere hitap eden iç mimari tasarımı seçenekleri, Her oda için bağımsız kontrol edilebilen ve aynı zamanda merkezi 4 borulu fancoil sistemine bağlı merkezi iklimlendirme, Her mekanda açılabilir camlara ilaveten 24 saat temiz hava ve egzost sistemi, 24 saat sıcak su, Yangın ve duman güvenlik otomasyon sistemleri, Tüm daireler ve ortak mekanlar için kesintisiz yedek enerji jeneratörleri, Hızlı İnternet, uydu televizyon sistemleri ve her daireye 4 harici, 1 dahili telefon hattı verebilen teknolojik altyapı.

RAHAT VE LÜKS BİRARADA

İstanbul iş dünyasının yeni kalbi Şişli’ de, çağımız için yeni bir simge. Tasarım ve teknolojisi benzersiz 37 katlı Trump Towers Ofis, iş dünyasının her türlü beklentisini karşılamak için tasarlandı. Hayallerdeki ofis tek katta 1000 m2’ ye kadar farklı kullanım alternatifleri ile seçilebiliyor kişiye özel resepsiyon, vale gibi hayatı kolaylaştıran yönetim hizmetleri ile ihtişamlı ve pratik bir çalışma ortamı.

BEKLENTİLERİN ÇOK ÜZERİNDE

Teknoloji, dizayn ve konfor için Trump Towers Ofis yeni standartlar belirliyor. Mimar Brigitte Weber imzası ile dizayn edilmiş ikonik bina iş yaşamında tasarıma yepyeni bir boyut getiriyor. İş yaşamına benzersiz yenilikler getiren binada yüksek performanslı yükseltilmiş döşemeler, kablo kullanımı, IT kurulumları için özel data center gibi sıradışı özellikler bulunuyor. KONSEPT İstanbul’un kalbi Şişli’de 39 ve 37 katlı 2 adet kuleden ve 62.350 metrekarelik alışveriş merkezinden oluşan Trump Towers İstanbul, 15 yıldır Türkiye’de önemli projelere imza atmış bulunan Brigitte Weber Mimarlık ofisi tarafından projelendirildi. 88 farklı tipte, toplam 205 adet bağımsız konuttan oluşan 154 metre yükseklikteki 39 katlı rezidans kulesinde bulunan dairelerin büyüklükleri 680 metrekareye ulaşıyor. 37 katlı ofis kulesi ise farklı ebatlarda bölünebilir ofis katlarından oluşuyor. Rezidans sahiplerinin kullanımı için rezidans kulesinin 4. katında tasarlanmış olan ‘Lounge’ ise 300 metrekarelik alan içerisinde kütüphanesi, barı, şömineli oturma bölümü, business center’ı, çocuk oyun alanlan ve toplantı salonları ile hizmet veriyor.Bölgenin ilk Trump Projesi olma özelliğini taşıyan Trump Towers Istanbul, İstanbulluları beyaz eldiven konseptiyle karşılıyor. REZİDANS DAİRELERİNİN BAZI TEKNİK ÖZELLİKLERİ
  • Boğaz, Tarihi Yanmada ve Belgrad Ormanları manzarası, • Farklı yaşam ihtiyaçlarına ve zevklere hitap eden iç mimari tasarımı seçenekleri, • Her oda için bağımsız kontrol edilebilen ve aynı zamanda merkezi 4 borulu fancoil sistemine bağlı merkezi iklimlendirme, • Her mekanda açılabilir camlara ilaveten 24 saat temiz hava ve egzost sistemi, • 24 saat sıcak su, • Yangın ve duman güvenlik otomasyon sistemleri, • Tüm daireler ve ortak mekanlar için kesintisiz yedek enerji jeneratörleri, • Hızlı internet, uydu televizyon sistemleri ve her daireye 4 harici, 1 dahili telefon hattı verebilen teknolojik altyapı.
Yorum yapılmamış

MİMARİ DE REZİDANS VE İSTANBUL

MİMARİ DE REZİDANS VE İSTANBUL Özellikle son yıllarda İstanbul ve diğer büyük şehirlerde tüketim nesnesi olarak ortaya çıkan ve yeni bir yaşam tarzı sunan önemli yapı tiplerinden biri de rezidanslardır. Rezidans kavramı yapı sektöründe yaygın olarak kullanılmakla birlikte, bu kavram ile tanımlanan yapıların kullanım amacı, yapıldığı yıl, yapıldığı yer ve hedef kitle bağlamında farklılıklar gösterdiği gözlemlenmektedir. Konut insanoğlunun barınma ihtiyacı doğrultusunda ortaya çıkmış, mimarlık tarihinin ilk nesnel örneğidir. İlk çağlardan günümüze değin evrilerek gelişmiş, bulunduğu yere göre farklılıklar göstermiş, yapıldığı dönemin izlerini taşımış, ekonomik, siyasi, kültürel, dinsel, iklimsel, topografik, sosyolojik, vb. her türlü etmenle yoğrulmuştur. Günümüz dünyasında ve dolayısıyla Türkiye’sinde sermaye, hemen hemen bütün disiplinlere şekil verdiği gibi, mimarlığı da yoğurup şekillendirmeye devam etmektedir. Sermaye, mimarlığı diğer bütün pazarlardan farksız kabul ederek, mimarlığın daha fonksiyonelini, daha donanımlısını, daha albenilisini, daha sağlamını, daha konforlusunu, buna karşın daha çabuk tüketilenini, daha çabuk vazgeçilenini, yenilenenini kullanmıştır.Rezidanslar daha rekabetçisini üretmektedir. Diğer yandan mimarlık, tarih boyunca değişen teknolojiye, üretim etkinliğine, yaşam biçimlerine, kültürel süreçlere bağlı olarak kendini yenilemiş ve dönemine özgü yeni fonksiyon ve bina kurgularını ortaya çıkarmıştır. Günümüze özgü konut tipolojisinin önemli örneklerinden biri olarak rezidanslar bu kapsamda değerlendirilebilir. Rezidanslar kimine göre yeni yaşam biçiminin, kimine göre ise sermayenin yeni tüketim nesneleri olarak kavramsal anlamda önemli bir terminoloji; mekânsal anlamda ise önemli bir konut tipolojisi olarak ortaya konabilir.
Rezidanslar da Tüketim
Rezidanslar da diğer tüketim nesneleri gibi, kendi alanında (konut sektörü) tüketiciye ulaşan çekici imgelerdir. Anlamı, tüketilmekte saklı olan bu nesnelerin anlamsızca tüketilme eğilimleri, onların yüzeysel tanımları ile birleşerek hızlı bir şekilde üretilmektedirler. Rezidansların oluşumunu tetikleyen faktörlerin ortaya çıkmasıyla 2000 li yıllardan itibaren yüksek bir ivme kazanan küreselleşme sürecine bağlı konut sektöründe yoğun olarak üretilen rezidans imgesine sahip yapıların programları ve    tasarım prensipleri ortaya konmuştur.

Rezidans Mimarileri

Yeni bir gayrimenkul tüketim nesnesi olan Rezidans kavramı tanımının mimar, yatırımcı, gayrimenkul pazarlama uzmanları ve kullanıcılar üzerinden yapılması gerekmektedir. Mimarların görüşüne göre ; Rezidans kavramı sözlük anlamının ötesinde bir anlam taşımakta ve düşük gelir seviyesine sahip olan sınıfın oturduğu evlerden ziyade yüksek gelirli sınıfın konutlarını tarif ederken kullanılmakta ve hatta zaman zaman sözcük kendi başına sosyal bir sınıf tarifi oluşturmaktadır. Rezidans kavramı kent merkezinde ya da merkezin çok yakınında, genellikle 15 kattan daha yüksek, içinde konut alanları dışında bazı ortak sosyal alanların da bulunduğu yapı türünü tanımlamaktadır.

Rezidanslardaki hizmetler

Rezidanslar, tam donanımlı mutfak, ütü odası, kablolu televizyon, uydu TV, internet bağlantısı, kasa, direkt telefon, iklimlendirme, kasa ve çamaşır makinesi gibi sabit altyapının yanı sıra, güvenlik başta olmak üzere, resepsiyon, günlük temizlik, kuru temizleme, çamaşırhane, alışveriş servisleri ve müstakil otopark imkanlarıyla donanmış, konut blokları olarak tanımlamaktadır. Yatayı dikeye taşıyan yüksek yapılarda yer alan rezidanslar bünyelerinde barındırdıkları ortak sosyal alanların yanı sıra çevrelerinde daha fazla yeşil alan ve rekreasyon alanı oluşmasına olanak tanımaktadır. 90’ larda başlayan, bireyselliği vurgulayan stüdyo ev yaşamından sonra 2000’ lerde rezidanslar yeni konut alternatifleri olarak popülerleşmektedir. Bazı yapı uzmanlarının görüşlerine göre ise rezidansların aslında otel mantığıyla işletilen yapılar olduğu ve daha çok lüks konut olarak nitelendirildiği; bununla birlikte tüm lüks yapıların rezidans olmadığı ve rezidansların, resepsiyondan housekeeping’ e (temizlik ve bakım), ütüden yemeğe, güvenlikten sosyal tesislere kadar 5 yıldızlı otellerde verilen tüm hizmetleri içinde barındırması gereken bir konsept olduğu, içinde yüzme havuzu, tenis kortu, spor salonu, çocuk oyun parkı, sauna gibi sosyal tesislerin tümünü barındıran konforlu daireler olarak tanımlanması gerektiğidir. Yapı uzmanlarına göre rezidanslar oturanların hayatını kolaylaştırıcı pek çok hizmetin sağlandığı konut alanları olarak nitelendirilmelidir. Bununla birlikte; kapalı otopark, ortak sosyal donatı alanları, spor alanları gibi özelliklere sahip olan her binanın rezidans olarak algılanmaması gerektiğine dikkat çekilerek, rezidans olarak nitelendirilecek yapılarda yaşayanları ayrıcalıklı ve özel hissettirecek her özelliğin bulunması gerekliliği belirtilmektedir.

Rezidansların Değerleri

Gayrimenkul değerleme uzmanlarına göre ise rezidansların temelinde işyerinde daha çok vakit geçiren çalışan kesimin işten arta kalan vakitlerinde daha kaliteli aktivitelerle uğraşmak istemesi nedeniyle daha çok hizmet almak yatmaktadır. Kullanıcının rezidans kavramına yaklaşımını ise Gayrimenkul Pazarlama ve Satış uzmanları kısaca şöyle özetlemektedir: Kullanıcı, dairelerin konforuna ilaveten yaşayanların bir asansörle hizmet alacağı kapalı ve açık yüzme havuzları, tenis kortları, çocuk oyun parkları, sauna, kuru temizleme, concierge (danışmanlık hizmeti), spor salonu, bilardo ve ping pong salonu, oyun salonu gibi sosyal tesisleri olan ve kendi kendine yeten otomasyonu olan yapıları rezidans olarak tanımlamaktadır. Kullanıcılar sosyal ve teknik hizmetlere birlikte bakmakta ve kriterleri iki yönde de incelemektedirler. Standart konut projesi ile rezidans arasındaki en büyük farklılık resepsiyon, housekeeping ve concierge’ ye doğru gitmektedir.   Rezidansların oluşumunu hazırlayan etkenlerin incelendiği bir sonraki yazımızı takip etmeniz önerisiyle.